İnternet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnternet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2012

SOPA Hayatınızı Nasıl Etkileyecek?

Son günlerde sürekli haberlerini okuduğunuz SOPA yasa tasarısı tüm dünyayı nasıl etkileyecek? 

(Stop Online Piracy Act)


İnternet hayatınızda neler değişecek? İşte SOPA gerçekleri.

       Geçtiğimiz yıla kadar Çin ve İran’ın getirdiği internet sınırlandırmalarına karşı çıkan devletler şimdi daha ağır önlemler için hazırlık yapıyor. İngiltere’de getirilen korsana karşı mücadele önlemlerinden sonra şimdi de ABD SOPA yasa tasarısıyla bilinen internet’i değiştirmeye hazırlanıyor.

       Kısa sürede tüm dünyanın karşı çıktığı SOPA hakkındaki gerçekleri biliyor musunuz? Neden Google ve Wikipedia gibi siteler para kaybedeceklerini bildikleri halde yayınlarına bir günlüğüne ara verdi? ABD’nin aba altından SOPA gösterdiği bu yeni tasarıyla ilgili detaylar sizi internet’in geleceği hakkında düşündürecek.


Nedir Bu SOPA?

       Her fırsatta özgürlüğün savunucusu olduğunu açıklayan Amerika Birleşik Devlet’leri, bu sefer internet’in anlamını değiştirecek bir tasarı üzerinde çalışıyor. Tam açılımı, Çevrimiçi Korsanlığı Engelleme Yasası olan SOPA, telif hakkı sahiplerinin istekleri üzerine oluşturulmaya başlandı. Aylardır devam eden SOPA çalışmalarına karşı kimse birkaç hafta öncesine kadar tepki göstermedi.

       İçerisinde, Sony, Warner Bros, Universal, Walt Disney ve çizgi roman firması Marvel gibi devlerin bulunduğu 135 şirket bu yasanın oluşturulması için hükümete baskı yaptı. SOPA temelde, telif sahiplerinin hak ettikleri kazançlara ulaşmaları için korsanı engellemek üzerine hazırlanıyordu.
Özetle yasa dışı, müzik, film ve oyun içeriklerinin önüne geçmeyi hedefliyordu. ABD’in vergi devleri parayla kazandıkları bu gücü kısa sürede kendi çıkarları için kullanmaya karar verdi. SOPA’yla ilgili bilgilendirilen Facebook ve Google gibi siteler tasarının gerçek içeriğini duyunca kamuoyunu SOPA’ya karşı durmaya davet etti. Peki, neden telif haklarından para kazanan bu içerik üretici siteler bindikleri dalı kesme kararı aldı?

SOPA Neleri Değiştirecek?

       Tasarının şirket haklarını korumak için başlayan hazırlanma süreci kısa sürede, internet karşıtı grupların ve para baronlarının yatırımıyla Çin ve İran’ın bile sansürlerini normal gösterecek hal aldı.
       Şirketler, ellerini geçen gücü kullanarak bilinen internet’in yüzünü değiştirme kararı aldılar. Normal bir Facebook kullanıcısı olarak, sevdiğiniz karakterleri, müzikleri ve filmlerden sahneleri profilinizde mutlaka paylaşmışsınızdır.
       SOPA yürürlüğe girerse tüm bunlar telif hakkı sahiplerine karşı bireysel suç sayılacak. Özetle, telifini ödemediğiniz hiçbir içeriği sosyal ağlarınızda bile paylaşamayacaksınız. YouTube üzerinden, izlediğiniz özet görüntüler, oyunlarla ilgili hazırlanmış özel videolar da SOPA kapsamında suç sayılacak. Sevdiğiniz bir oyunda ne kadar başarılı olduğunuzu videoya çekip YouTube üzerinden paylaşamayacaksınız.

Korsan Kullananın Başına Ne Gelecek?

       Telif hakkı sahiplerinin yıllardır şikayet ettiği, içerik paylaşım siteleri SOPA’yla birlikte hücre evleri gibi görülecek. SOPA şirketlere uluslar arası olarak haklarını arama yetkisi sunuyor.
       ABD kaynaklı telif içeriklerinin izi şirketler tarafından tüm dünyada sürülebilecek. Örneğin, sevdiğiniz bir dizinin yeni bölümünü indirdiniz. Dizinin telif hakkına sahip şirket artık dosyaları indiren IP’leri izleyebilecek.
       Karşılığında bu IP ve kullanıcı bilgileriyle güvenlik güçlerine başvurarak hakkınızda tazminat davası açabilecek. Normalde otel ya da restoranlar da radyo dışında çalan parçalar için firmalar telif ödemek zorunda. Telif sahipleri aynı mantığı internet’e getirmek istiyor. Özetle, YouTube üzerinden yayınladığınız video yüzünden tazminat davasıyla karşılaşabilirsiniz.

İnternet Devlerinin Sonu mu Geliyor?

       Yasanın diğer bir ucuysa Google, YouTube, Facebook gibi dev siteleri etkiliyor. SOPA’yla birlikte kullanıcılar kadar içeriklerin yer aldığı platformlar da etkilenecek. Mevcut telif yasalarına göre, telif haklarını aşan içeriklerden dolayı üye sorumluydu. Şu anda tercih edilen mevzuatsa bu içeriklerin silinmesi ve platform içerisinde paylaşımı yapan kişinin ceza alması tercih ediliyor.
       Yeni yasayla birlikte, bu içeriğin yayınlandığı siteler bir gün boyunca telif haklarını ihlal ettikleri gerekçesiyle engellenebilecek. Şirketler açtıkları davalarla, sitelerin direkt DNS üzerinden engellenmesini talep edebilecek. Örneğin sitenizde bu kuralları aşan bir video yayınlandı. Şirketin Türkiye ofisi size dava açarak bir gün boyunca reklam gelirlerinden mahrum kalmanızı sağlayacak.
       Üstelik bir süre, durumu açıklayan bir yazıyı ana sayfanızda tutmak isteyeceksiniz. Facebook ve YouTube gibi içerik paylaşımından güç alan sosyal sitelerin etkisi azalacak. Geçtiğimiz yıllarda Google ve Facebook gibi sitelerin hükümetlere kafa tutacak kamuoyu desteğine sahip olduğuna sıkça rastlamıştık. Twitter’sa rejim değiştiren isyanlarda temel rol oynamıştı. SOPA bu sitelerin gücünü azaltmayı hedefliyor.

SOPA’nın Geleceği Var mı? 

       Sadece iki hafta öncesine kadar ABD’in en büyük servis sağlayıcıları ve firmaları SOPA’nın destekçileri arasında yer alıyordu. Oluşan kamuoyu tepkilerinden korkan ISP’ler teker teker SOPA’dan desteklerini çekmeye başladı. Bu konudaki en iyi örnek  alan adı tescili konusunda dünyanın tanıdığı Godaddy’in başına gelenlerle açıklanabilir.

       Godaddy SOPA’nın ateşli destekçilerinden biriydi. Tasarıyı hazırlayan telif sahiplerini müşterisi yapmak isteyen firma bir anda yüzlerce kullanıcının protesto olarak sitelerinin alan adlarını rakip şirketlere taşımasıyla tasarıya olan desteğini çekti. Wikipedia, Google, Facebook, eBay gibi yüzlerce site bu tasarıyı protesto etmek için eylem planlarını açıkladı.

       Şu anda popüler bir sosyal sorumluluk kampanyası haline gelen Anti SOPA hareketi çığ gibi büyüyor. Geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Barack Obama SOPA’ya karşı olduğunu açıkladı. Önümüzdeki hafta gerçekleşecek oylama da SOPA’nın karşısında büyük bir kamuoyu tepkisi yer alacak. Öte yandan SOPA’nın destekçilerinin ABD’nin vergi şampiyonları olduğunu da unutmamak lazım. Tasarının oylamadan geçmeyip yumuşatılarak tekrar senatoya getirilmesi en muhtemel olasılık gibi gözüküyor.


alıntı

04 Ocak 2012

2011'de Crome Yükselmiş, IE ve Firefox Düşmüş


İnternet sitelerinin performansını ölçen Net Applications ve StatCounter servislerinin tuttuğu istatistikler internet tarayıcılarının kullanım yüzdeleri açısından da bir fikir veriyor. Microsoft’un resmi Windows blogunda Net Applications’ın rakamlarına atıfta bulunularak Internet Explorer 9′un payının Windows 7 ile çalışan bilgisayarlarda yüzde 25′e kadar ulaştığını vurguladı. Ancak genele bakıldığında Microsoft’un pek de hoşuna gitmeyecek bir tablo söz konusu.

Hem Net Applications hem de StatCounter’ın sonuçlarında Internet Explorer’ın sırasıyla yüzde 52 ve yüzde 39′luk oranlarla birinci olduğu görülüyor. Ancak IE9′un gelişine rağmen pazar payı yıl boyunca düşüş gösterdi. Chrome ise yıldan yıla yüzde 84′lük bir artış gösterdi ve büyüme açısından diğer tüm tarayıcıların üstüne çıktı. Google’ın internet tarayıcısı StatCounter’ın ölçümlerine göre yüzde 27, Net Applications’ınkine göre yüzde 22′lik bir paya sahip.



alıntı:http://www.teknoblog.com

12 Ocak 2011

Siber Güvenlik Tatbikatı başlıyor

Siber Güvenlik Tatbikatı TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) koordinasyonunda, 25-28 Ocak 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Bu Tatbikat ile artık somut bir tehlike haline gelen siber savaş tehdidine karşı hazırlıklı olmak, kurumların bilgi sistemi güvenliği olaylarına müdahale yeteneği ile kurumlar arası koordinasyon yeteneğini tespit etmek, kurumlar arası iletişimi artırmak, bilgi ve tecrübe paylaşımını ve siber güvenlik bilincinin artırılmasını sağlamak amaçlanıyor.

Daha önce 12-15 Ekim 2010 tarihlerinde düzenlenmesi planlanan Ulusal Siber Güvenlik Tatbikatı, 34 katılımcı kurumla yapılan odak görüşmeler sonucunda, bazı katılımcı kurumların hazırlık çalışmaları için ek süre talep etmeleri nedeniyle Ocak 2011’e ertelenmişti.

dipnot: ocak 2011 değil 2050 ye ertelense bence bişey değişmeyecek zaten

14 Aralık 2010

Cepten internete girdi, 15 bin TL fatura geldi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) öğrencisi Murat Yaman, öğrenci değişim programıyla gittiği Polonya'da, Türkiye'den aldığı 3G internet hattını kullanınca 15 bin 192 lira fatura geldi. Öğrencinin babası bankadan kredi çekerek faturayı ödedi.

KBÜ Metalürji ve Malzeme Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi Murat Yaman'ın (20) babası Ahmet Yaman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oğlunun öğrenci değişim programı kapsamında, 1 Ekim'de 5 ay kalmak üzere Polonya'ya gittiğini söyledi.

Oğlunun Türkiye'deki 3G internet hattını yurt dışında kullanmak için ilgili GSM bayisine müracaat ettiğini, kendilerine "paket aşımı yapmadığı sürece kullanım ücretinin ayda 70 lirayı geçmeyeceğinin söylendiğini" iddia eden baba Yaman, bunun üzerine oğlunun, kaldığı yurtta internet erişimi olduğunu öğrenene kadar yaklaşık 10 gün süreyle 3G hattını kullandığını ifade etti.

Maden Tetkik Arama Enstitüsünde çalışan baba Yaman, Manisa'da görevde bulunduğu dönemde oğlunun internet faturasını yatırmak için gittiği bayide 6 bin 205 lira borçlandıklarını öğrenince büyük bir şaşkınlık yaşadığını belirterek, "GSM şirketine dilekçeyle başvurarak cevap beklediğim sırada diğer faturanın da 8 bin 987 lira gelmesiyle zor duruma düştüm. Ekim ve kasım ayındaki yüksek faturalarla ilgili müracaatlarımdan sonuç alamayınca bankadan kredi çekerek toplam 15 bin 192 liralık borcu ödedim" dedi.

03 Aralık 2010

OpenDNS'in de Alternatifi Var ;)

Uzun süredir, yasakları aşmak için kullandığım OpenDNS erişim sorunları oluşturmaya başladı, bende kullanabileceğim başka DNS servisleri araştırdım, şu an kullandığım DNS servisi "DNS Advantage" ücretsiz bir Domain Name System (DNS) hizmeti.

Eylül 2009 itibariyle, DNS Advantage coğrafi olarak 5 kıtada 15 yerde sunucuları hizmet veriyormuş. DNS Advantage ücretsiz DNS servisi 11 Aralık 2007 tarihinde başlatılmış. Ücretli olarak sunulan UltraDNS hizmeti tarafından sağlanan altyapı üzerine inşa edilmiş.

Aşağıda yazılı DNS adresini kendiniz de deneyerek görebilirsiniz, gayet problemsiz.

DNS Advantage
156.154.70.1
156.154.71.1

"Google Public DNS" servisi var birde, 3 Aralık 2009'dan beri hizmet veren Google Public DNS hala test aşamasında görünmesine rağmen kullanılabilir.

Google Public DNS
8.8.8.8
8.8.4.4

Tabiki OpenDNS'in de DNS adreslerini hatırlatmakta fayda var.

OpenDNS
208.67.222.222
208.67.220.220

01 Aralık 2010

Türk hacker'lar, güvenlik sitesini hack'ledi!

Bir güvenlik yazılımı şirketinin sitesi hack'lendiği zaman, bu şirketin bizi nasıl korumayı başaracağı şüpheli hale gelebiliyor. Geçtiğimiz Perşembe ise güvenlik şirketi Secunia'nın web sitesini ziyaret eden kullanıcılar, Türk hacker'lar tarafından yerleştirilmiş ilginç bir mesajla karşılaştılar.

'TurkGuvenligi' adlı bir grup tarafından hack'lenen sitede 'İsimsiz Kahramanlar Sunar' adlı başlık ve sayfanın ortasında yer alan 'Gel Babana' yazıları dikkat çekti.

Secunia blog'una göre site 70 dakika içinde eski haline getirildi. TurkGuvenligi, sitenin kayıt bilgilerini registrar sağlayıcısı DirectNIC içerisinden değiştirmeyi başarmış ve siteyi farklı bir IP'ye yönlendirmişti.

Sitenin TurkGuvenligi'nin kontrolüne geçtiği 70 dakikalık zaman içinde gönderilen e-postalar da TurkGuvenligi e-posta sunucularına iletildi.

Şirketin güvenlik yazılımının olaydan etkilenmediği bildiriliyor. Ancak bu haber, kullandığınız domain kayıt hizmetini tanımanın ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor.

13 Temmuz 2009

Türk Hacker'lar Çin'e Saldırıyor!

Yaşanan insanlık dışı dramın ardından ünlü Türk Hacker grubu Ayyıldız TİM mesaiye başladı.

Daha önce de yaptığı pek çok eylemle adından söz ettirmiş olan Türk Hacker grubu Ayyıldız TİM, Çin'deki Uygur Türklerine karşı yapılan katliam sonrasında yeni hedefini belirledi!

Şu ana kadar 2000'e yakın siteyi çökerttiği söylenen grubun öncelikli hedefi Çin'deki kamu kuruluşları oldu. Eylemlerinin askeri siteler ve bankalar ile devam edeceğini açıklayan Ayyıldız TİM'e İnternet kullanıcılarından büyük destek yağıyor. 

Grubun resmi sitesine ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Hacker'ların yeni hedefi kişisel bilgisayarlar.

ABD ve Güney Kore'yi vuran hacker'ların yeni hedefi hepimizin korkulu rüyası olan format!

Güney Koreli bir hükümet ajansı ve internet güvenliği firması Amerika ve Kore'de siteleri yavaşlatan siber saldırıların yeni bir safhaya gireceğini bildirdi. Kişisel bilgisayarlara düzenlenecek ve sabit diskleri silecek saldırılar bekleniyor. 

Güney Kore'nin önde gelen güvenlik firmalarından Ahnlab durumu takip ve analiz ederek bu yeni safhanın on binlerce bilgisayarı etkileyeceğini belirtti. Etkilenen bilgisayarlardaki veriler kaybolacak ve haliyle bu bilgisayarlar açılmayacak. 

Kuzey Kore şüphelilerin başında olsa da saldırıların kaynaklanmış olabileceği beş ülkelik listede Kuzey Kore ismi yer almadı. Bu beş isim Almanya, Avusturya, Gürcistan, Amerika ve Güney Kore oldu. Şimdiye kadar yapılan saldırılar büyük hasar veya güvenlik riski oluşturmadı. Ancak hükümet sitelerini hedef alan saldırılar büyük bir şov oldu. İşte bu yüzden Kuzey Kore'deki sitelerden kaynaklanan bir şeyler bulunamadıysa da şüpheler değişmiyor.

Neredeyse kimsenin internet erişimine izin verilmeyen Kuzey Kore, nükleer silahlarıyla şov yapsa da kötü durumda. Geceleri şehirlerini aydınlatacak elektriği bile üretemeyen ülkede, geçtiğimiz senelerde Kim Jong-il'in emriyle bir siber savaş bölümü kurulmuştu. Bu saldırıların nükleer gücü destekleyici bir teknolojik güç şovu olabileceği düşünülüyor.

27 Haziran 2009

Rapidshare'e Ceza: 24 Milyon Euro

Dosya paylaşımı konusunda en popüler hizmetlerden biri olan RapidShare, yakın zamanda Alman telif hakları koruyucusu organizasyon olan GEMA'nın şikayeti ile mahkemeye verilmişti. GEMA, RapidShare'in hizmetlerini kullanan korsanları telif hakları korunan eserleri yasa dışı olarak site üzerinden paylaştığını ve RapidShare'in bu konuda ciddi önlemler almayarak, adeta buna çanak tuttuğunu iddia ediyordu.


Mahkeme nihayet sonuçlandı.

GEMA'nın şikayette bulunduğu 5000 müzik parçasının telif haklarını korumadığı gerekçesi ile RapidShare'e tam 24 milyon Euro ceza verildi. Alman kanunlarına göre internet üzerinde telif haklarını koruma görevi sanatçıların değil, servis sağlayıcıların. RapidShare de bu görevini yerine getirmediği gerekçesi ile ceza aldı.


11 Haziran 2009

Bing Güçleniyor

Microsoft’un arama motoru Bing’i size tanıtmıştık. Microsoft, Bing ile Yahoo’nun ilk rekabetinde galibiyeti kazanan taraf olmuştu. Stat Counter firması bu rekabete ev sahipliği yapan firma, internet sitelerinin kullanım oranlarını inceliyor ve açıklıyor.

Microsoft Bing, kullanım oranları arasında çok büyük bir fark olmasına rağmen şuanda Google’ın en büyük rakibi konumunda. Microsoft’un Bing için yaptığı reklam projeleri ve Google gibi bir fenomenin branşına bu şekilde girişi herkesi etkilemiş olacak ki dünyanın gözü Bing’e çevrildi ve arama motoru İngiltere’de en çok kullanılan 8. İnternet sitesi oldu. 

Hatırlayacağınız gibi Stat Counter ilk olarak 26-30 Haziran’da arama motorları arasındaki kullanım oranlarını açıklamıştı. O oranlara bir daha göz atmak gerekirse Bing bu tarihler arasında %5.62 kullanıcı oranına ulaşmış ve Yahoo’yu %5,13’lük bir farkla geride bırakmıştı. Stat Counter firması Bing’e olan tutkunun geçici bir heves olup olmadığını ortaya çıkarmak için bir araştırma daha yaparak ortaya koydu. Bu tarihler arasında Bing’in kullanımı %15,5, arama sayfası gösterimi ise %11,1’e yükseldi ve Yahoo’yu bir kez daha geride bırakmış oldu. (Arama sayfası gösterilmesi, reklam gelirleri ile ilgili) 

Bing’in istatistikî bilgileri de, farklı bir arama motoru bilincinin işe yaradığını gösteriyor ve Microsoft bu gurur ile yoluna devam ediyor.

02 Haziran 2009

MSN'de iletilmeyen kelimeler

Tüm dünyada kullanılan MSN (Live) Messenger'da yazdığımız bazı kelimeler karşıya gönderilmeden sansürleniyor, internette biraz araştırma yapılınca bunun sadece Türkiye'de değil tüm dünyada uygulanan bir işlem olduğu anlaşılıyor. Microsoft kendine göre basit bir koruma önlemi oluşturmuş, messenger programına giriş yaptığınız anda kendi kendine microsofttan aldığı sansür listesini uygulamaya koyuyor.

Aşağıdaki listede bu sansürlenen kelimelerin en bilinenlerini görebilirsiniz;

.pif 
imp.exe 
bush-gracioso.exe 
album.zip 
photos.zip 
images.zip 
myalbum2007.zip 
img301.zip 
img1756.zip 
hoto234.zip 
pic.zip 
g038_jpg.zip 
secretimages56.zip 
love33.zip 
monica.zip 
img-0012.zip 
imag091307.zip 
pic1273.zip 
img-3773.zip 
img-6434.zip 
img-8197.zip 
img-0950.zip 
picts-7053.zip 
mypictures.zip 
image25.zip 
pics.zip 
foto.exe 
fantasma.zip 
impluse.exe 
downgrdr.exe 
photo656.jpg 
photo234.zip 
img021.zip 
tanyababe.zip 
stuff.zip 
fotos.zip 
tufoto 
get-messenger 
2nnvc7 
blockinrio 
messaging-names 
pictura002 
messenger-scan 
summer2008 
messengerdeletechecker 
photoalbum2007
adalaryayi
imalatci
yesilsogan
yuzmantari
binkere
yenibirmesaj
anlasmazlik
aminogrubu
tufoto

01 Haziran 2009

ABD, Türk hacker'ın peşinde

Mosted' nickli sanal korsan, 'çok önemli ve hassas' bilgileri elde etmiş olabilir.

Amerikan Savunma Bakanlığı, 'mosted' nickini kullanan Türk sanal korsan ya da korsanların, ABD ordusuna ait yüksek güvenlikli en az iki 'hassas' web server'ına sızmayı başardığını tespit etti.


ABD'de yayımlanan haftalık InformationWeek dergisinin özel haberine göre, Amerikan ordusunun Oklahoma eyaletindeki McAlester Cephane Fabrikası ile Virginia eyaletindeki Ordu Mühendisleri Transatlantik Merkezi'nin internet giriş bilgileri Türk korsanlar tarafından kırıldı. McAlester'daki özel güvenlik ihlali 26 Ocak'ta gerçekleşti. Bu tarihte tesisin internet sitesine girenler, küresel ısınmayla mücadele için hazırlanmış başka bir siteye yönlendirildiler.

'Mosted' nickli sanal korsan ya da korsanlar, 19 Eylül 2007'de Virginia'daki merkezin server'larını kırdı. O tarihte siteye girmeye çalışanlar, Türkiye merkezli www.m0sted.net internet sitesine yönlendirildiler. Bu internet sitesi 2007'de ABD ile İsrail karşıtı sözler, resimler ve kayıtlar içeriyordu. Ancak şu anda kapalı.
Amerikalı yetkililer, konuyla ilgili soruşturmaları hafta başına kadar 'gizli' bir şekilde yürütüyordu. Ancak bütün çabalara rağmen Türk sanal korsan ya da korsanların gerçek kimliği ele geçirilemedi.

ASKERİ SAVCILAR DEVREDE

InformationWeek'in haberinde, yüksek güvenlik duvarlarını aşan bu korsanların, Amerikan ordusuna ait 'çok önemli ve hassas' bilgileri elde etmiş olabilecekleri kaydedildi.

Orduya ait iki önemli merkeze gerçekleştirilen saldırılar hakkındaki kriminal araştırma, Savunma Bakanlığı, ABD Ordusu Askeri Savcı Genel Ofisi ve Bilgisayar Acil Müdehale Takımı tarafından sürdürülüyor. Bu üç kurumun üyeleri Microsoft, Yahoo ve Google'daki arama kayıtlarını inceleyerek ve e-posta takibi yaparak sanal korsanların gerçek kimliklerini elde etmeye çalışıyor.

Amerikalı araştırmacılar, Türk sanal korsanların Oklahoma ve Virginia'daki tesislerin server'larına sızarken 'SQL enjektesi' adlı bir tekniği kullandığına inanıyor. Buna göre korsanlar, Microsoft'un SQL Server Database'inin güvenlik hassasiyetini kırdı ve sızma işlemini kolaylaştırdı. İnternet güvenliği ve anti-virüs şirketi Kaspersky Lab., 'mosted' nickli korsanın daha önce de benzer saldırılar yaptığını tespit ettiklerini açıkladı.

"MOSTED'IN EL KAİDE İLE BAĞLANTISI MI VAR?"

Amerikan Savunma Bakanlığı'nın, internette bu tür ciddi ya da yararsız ihlallere karşı geliştirmiş olduğu pek çok zırh mekanizması bulunuyor. ABD, sürekli güncellenen bilişim teknolojilerine ayak uydurmak, sanal saldırıları durdurmak ve anti-virüs programları geliştirmek için her yıl milyonlarca dolarlık bütçe ayırıyor.
ABD, güvenlik açığına neden olan saldırıları genellikle yurt dışından çekiyor. InformationWeek'in haberinde, "Türkiye'nin El Kaide terör örgütünün önemli bir limanı olduğu" iddia edildi ve 'mosted'ın bu örgütle net bir bağlantısının henüz tespit edilemediği aktarıldı.

Amerikan Savunma Bakanlığı, Türk sanal korsanlarla alakalı resmi bir açıklama yapmadı.

20 Mayıs 2009

Microsoft'un arama motoru Kumo

Microsoft'un yeni arama motoru Kumo üzerinde çalışmalar sürüyor. Çalışanlara test aşaması için açılan Kumo'nun ilk ekran görüntüsü de yayınlandı.

Anlamsal, sezgisel arama motorları üzerinde çalışan firmalar, kişilere internette istedikleri yere ulaşma, istedikleri şeyi yerine getirme konusunda daha tutarlı servisler sunmak amacında. Kelime bazlı arama yapmak yerine sorulara cevap verecek kapasitese sezgisel indeksleme yapan arama motorları dünyasına Microsoft da adım atmak üzere.



Kumo kod adlı sezgisel arama motoru üzerinde çalışan Microsoft servisi şirket içinde çalışanlara açarak test aşamasını başlattı. Aşağıda ekran görüntüsünü gördüğünüz arama motoru Kumo hakkında henüz pek detaylı bir bilgi bulunmuyor. Kumo Japonca 'bulut' ve 'örümcek' anlamına geliyor. Bulut bilişimi üzerinde en yoğun çalışan firmalardan olan Microsoft'un interneti tarayıp indeksleyen ve örümcek olarak tabir edilen yazılımsal robotlardan esinlenerek bu adı seçtiği açık.

Sezgisel aramayı kategorilendirmeye uygulayan Kumo, yapılan aramaya göre sol yanda görüntülediği kategorileri değiştiriyor. Örneğin Nokia 5800 yazıp aradığınızda kategoriler "inceleme", "fiyat", "teknik özellikler" şeklinde oluşturulurken, Michael Jackson diye arattığınızda "biyografi", "diskografi" şeklinde oluşturuluyor. Bu Kumo'nun sunması beklenen özelliklerden biri. Tüm bu özelliklerle Microsoft kullanıcılara arama motorlarını kullanarak yapmak istedikleri şeyi yapacakları yeri (siteyi) bulma değil, doğrudan yapılmak istenen şeye ulaşma veya yapma imkanı tanımayı amaçlıyor.